WELCOME TO KONE!

Are you interested in KONE as a corporate business or a career opportunity?

Corporate site

Would you like to find out more about the solutions available in your area, including the local contact information, on your respective KONE website?

Your suggested website is

United States

Go to your suggested website

Back to top

BİRBİRİNE BAĞLI DÜNYANIN KODLARINI ÇÖZMEK

Asansörler, binalar, otomobiller ve hatta evlerimizdeki eşyalarda bulunan sensörler tarafından toplanan ve miktarı her geçen gün artan verilerin, hızla kentleşen şehirlerdeki yaşam tarzımızı değiştirmesi bekleniyor. KONE bu veri deryasının bir anlam ifade etmesini sağlamak için IBM ile işbirliği yapıyor.

Halen otomobillerden binalara ve hatta köprülere kadar günlük hayatımıza girmiş nesnelere gömülü tahmini 29 milyar cihaz ve sensör bulunuyor. Tost makineleri ve buzdolapları gibi ev eşyaları, giysiler ve hatta vücutlarımızın parçaları dahi internete bağlanıyor.

Bu cihaz ve sensörlerden kesintisiz bir şekilde akan verilerin yönetilmesi, anlaşılması ve analiz edilmesine yönelik ihtiyaç, KONE’nin müşteri ve son kullanıcılarına sunulan hizmetlerin oluşturulması ve geliştirilmesi amacıyla iki sektör liderinin bir araya gelmesinin ardında yatan itici gücü teşkil ediyor.
KONE, her gün yaklaşık bir milyar insan tarafından kullanılan asansör, yürüyen merdiven, otomatik bina kapıları ve turnikelere bağlı birçok sensör ve sistemden gelen verileri toplamak için IBM’in Nesnelerin İnterneti (IoT) ve bulut geliştirme platformlarını kullanacak.

IBM’in Watson platformu, büyük miktarlardaki yapılandırılmamış verilerdeki anlamlı bilgileri ortaya çıkarma amacına yönelik olarak doğal dil işleme ve makine öğrenimi teknolojilerini kullanıyor. Watson platformu, Jeopardy isimli bir genel kültür yarışmasında insan rakiplere karşı başarılı bir şekilde yarıştığı 2011 yılında dünyaca ünlü oldu. KONE’nin Bilişim Teknolojilerinden Sorumlu Başkanı Antti Koskelin bu platformun seçilme nedenlerini anlattı:

“Watson Nesnelerin İnterneti platformundan faydalanarak asansör ve yürüyen merdivenlerin güvenilirliğini ve hizmet sürelerini önemli ölçüde arttırma ve daha iyi deneyimler sunmanın yanı sıra, seyahat sürelerini kısaltabilir ve büyük şehirlerdeki insan akışını geliştirebiliriz. Yaratacağımız farkı, müşterilerimize sunduğumuz hizmetleri geliştirme amacına yönelik olarak bu anlayışlardan ne kadar fayda sağlayabileceğimiz belirleyecek.”

YENİ HİZMETLER VE DENEYİMLER

IBM’in Nesnelerin İnterneti bölümü Genel Müdürü Harriet Green ise konuyla ilgili olarak şunları söylüyor:

“Sistemlerimiz neler olup bitebileceği konusunda mantık yürütüp hipotezler geliştiriyor ve çok daha önemlisi öğrenebiliyor. Bu da, ne kadar fazla veritabanı alırlarsa o kadar yetenekli oluyorlar anlamına geliyor. Bu teknolojiler KONE’nin ellerinde öngörücü bakıma imkan sağlayarak mühendislerin bir asansörün herhangi bir parçasının onarım veya değişim gereksinimi olup olmadığını önceden tespit etmesine yardımcı olacak.”

Bu teknoloji sayesinde genel olarak insanların binalar içindeki seyahatleri özelleştirilebilecek ve bu seyahatlerin daha hızlı, daha güvenli ve daha iyi olması sağlanacak. Esnek bir platformun kullanılması, sağlanan potansiyel faydalar listesinin ancak müşterilerin hayal gücüyle sınırlı olduğu anlamına geliyor. Green sözlerine şöyle devam ediyor: “Bina yöneticileri için sağlanan diğer bir pratik fayda da, asansörlerin günün belirli saatlerinde bir binanın hangi katlarında beklemesi gerektiğinin belirlenebilecek olması.”

MÜŞTERİLERE AÇILAN YENİ KAPILAR

Olası problemlerin daha ortaya çıkmadan çözülebilmesi, yeni tip öngörücü hizmetlerin kullanılmaya başlanacağı alanlardan biri. Koskelin, müşterilerin sormaya başladığı diğer sorular hakkında genel bilgiler verirken, bunun daha bir başlangıç olduğunun altını çiziyor.

Koskelin ayrıca şunları söylüyor: “Apartmanlar çok uzun bir süredir kilitli tutuluyor. Ancak bir apartman sakini olarak, örneğin kargodan beklediğiniz bir paket varsa, kapıyı teslimat görevlisine uzaktan açabilir misiniz veya evinizdeki belirli bir odaya girmesine izin verebilir misiniz?”

IBM ile yaptığı ortaklık sayesinde KONE, Uygulama Programlama Arayüzlerini (API’ler) açarak muazzam bir uygulama geliştirici ekosistemini teşvik etmeyi planlıyor. Bu girişim, yeni yazılım uygulamalarının geliştirilebileceği ve farklı tiplerdeki ekipman ve hizmetlerin birbirine bağlanabileceği anlamına geliyor. Tüm bunların sonucu olarak da bina kullanıcılarına daha sorunsuz, daha güvenli ve daha kişiselleştirilmiş bir insan akışı deneyimi sunulması imkanı yaratılıyor.

Green sözlerine şunları ekliyor: “KONE’nin iş ortaklarından biri, insanların günün en yoğun saatlerinde asansörleri önceden çağırmalarına imkan sağlayabilecek şekilde, kullanıcı topluluklarına yönelik bir uygulama geliştirebilir. Ya da bir restoran personeline, kalabalık bir insan grubunun gelmekte olduğu önceden bildirilip hazırlık yapmalarına olanak sağlanabilir. Bina yöneticileri ise acil durumlarda binanın tahliyesine yönelik olarak sahip oldukları eylem planlarını optimize edebilir.”

Ortaklığın önümüzdeki birkaç yıl içerisinde KONE’nin faaliyetleri ve teknoloji kabiliyetlerini değişime uğratması ve sonuç olarak dünyanın dört bir tarafında kentsel yaşamı geliştirmesi bekleniyor.

Bu sayfayı paylaşın